Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, TBMM Genel Kurulunda, Bakanlığının 2018 yılı bütçesi üzerinde yaptığı konuşmada, dış politikanın “milli politika” olduğunu belirterek, dış politikada iktidar, muhalefet, milletçe bir bütün olarak hareket etmekte her zaman fayda bulunduğunu söyledi.

Türkiye’nin yaşanılan zor süreçte çok dinamik, çok yönlü, proaktif bir dış politika izlediğini, dış politikanın temel prensiplerinden hiç taviz vermediğini vurgulayan Çavuşoğlu, şöyle devam etti:

Her şeyden önce girişimci ve insani bir dış politika izliyoruz. Girişimci dış politika, aslında insanımızın girişimci ruhunu yansıtıyor, insani dış politika da Türk milletinin vicdanını yansıtıyor ve ecdadımızdan aldığımız da bir mirastır, bunu hep birlikte yürütmeye çalışıyoruz. Elbette ‘Yurtta sulh, cihanda sulh’ ilkesinden hiçbir zaman vazgeçmedik. Bu demek değildir ki herkesle her gün dost olacaksınız, ilelebet dost olacaksınız ya da tam tersi, herkesle sürekli dost olmayacaksınız. Dış politikada, uluslararası ilişkilerde bir tek prensip vardır; Sürekli dost da olmaz, sürekli düşman da olmaz. Dolayısıyla, doğruları söylerseniz, yanlışların karşısında dik durursanız dostunuz da artar, düşmanınızın sayısı da artar.”

Avusturya’da hükümet kurulmaya çalışıldığını ve hükümet programına “Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne alınmaması birinci önceliğimiz, bunun için müttefik arayacağız” denildiğine işaret eden Mevlüt Çavuşoğlu, “Avusturya ile bizim ne problemimiz var? Yok. Demek ki onlarda problem var. Fakat diğer taraftan doğru olanların da yanında durursak, dik durursak Türkiye’nin itibarı artıyor. Dünyadaki oy kullanan ülkelerin 4’te 3’ünün oyunu alarak tekrar Uluslararası Denizcilik Örgütüne seçildik. Aynı şekilde UNESCO’nun İcra Komitesine aday olduk, Avrupa’dan bizimle beraber 4 ülke yarıştı ve UNESCO’ya üye olan dünyadaki ülkelerin 3’te 2’sinin oyunu alarak, Almanya gibi bir ülkeyi saf dışı bırakarak seçildi Türkiye Cumhuriyeti devleti.” şeklinde konuştu.

FETÖ’yle mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğiz”

Bakan Çavuşoğlu, yurt içi ve yurt dışında terörle mücadelenin de devam ettiğini bildirerek, terör örgütü PKK ile yurt içinde nasıl mücadele ediliyorsa, Irak’ta, Suriye’de ve Avrupa’da da mücadele edildiğini anımsattı.

Avrupa Parlamentosunun terör örgütü PKK’yı Avrupa binalarına sokmama kararını olumlu karşıladıklarını bildiren Çavuşoğlu, bu konuda çok ciddi girişimler yaptıklarını vurguladı.

FETÖ ile de mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceklerine dikkati çeken Mevlüt Çavuşoğlu, şunları söyledi:

Milletimize sözümüz var ve FETÖ’yle mücadelemizi esasen 5 temel eksende yürütüyoruz. Birincisi, FETÖ’nün üyelerinin, teröristlerinin değişik ülkelerde yakalanması ve bize teslim edilmesi. Çok sayıda ülkeden FETÖ’ye bağlı, darbeyle de yakından ilgisi olan teröristleri teslim aldık. İkinci ise FETÖ terör örgütünü ‘terör örgütü’ olarak uluslararası alanda ilan etmektir. Geçen seneden bu yana İslam İşbirliği Teşkilatında, Asya Parlamenterler Asamblesinde, yine İslam İşbirliği Teşkilatı Parlamento Birliğinde FETÖ’yü terör örgütü ilan ettirdik. Birleşmiş Milletler organlarından FETÖ’nün kuruluşlarını, tüm o gazetecilerini, vakıflarını, hepsini attırdık. Şimdi AGİT’ten de attırıyoruz. Bir komisyon kurdurduk, AGİT toplantılarına katılacak sivil toplum örgütlerini inceleyecek ve içindeki teröristleri ayıklayacağız. Dolayısıyla FETÖ’yle mücadeleyi sonuna kadar devam ettireceğiz ve ‘Türk’ ismini kullanmalarına müsaade etmiyoruz. Türk bayrağını suistimal etmelerine izin vermiyoruz. Türk bayrağını şerefliler, şerefli insanlar en yükseklerde, burçlarda taşıyabilir; Şerefsiz insanlara Türk bayrağını suistimal etme fırsatını hiçbir zaman vermeyeceğiz.”

Kudüs

Kudüs konusunda ABD’nin aldığı kararın, uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirten Çavuşoğlu, “Amerika’nın bu yanlış adımdan vazgeçmesi, geri adım atması lazım. Amerika’nın attığı bu adım, esasen bölgede kaosa yol açtı ve sorunları daha da karmaşık hale getirdi. Bir, Amerika’yı bu kararından vazgeçirmemiz lazım; iki, bağımsız bir Filistin devletinin yani Doğu Kudüs’ün başkenti olduğu bağımsız bir Filistin devletinin tanıtımı için yoğun çaba sarf etmemiz lazım.” dedi.

“Ne zaman çağırırlarsa geliriz”

Konuşmalarda Ege Denizi’ndeki adacıkların da gündeme geldiğini anımsatan Çavuşoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Daha önce bu konu açıldığı zaman genel başkan yardımcılarına dedim ki: ‘Bu, bir milli politikadır, hassas bir konudur, bu konuda hamaset yapmayalım. Bu konuda iktidarı zora düşürmeye çalışmayalım bunu yaparsanız hiç zararlı çıkmayan iktidar partisi olur ve zararlı çıkan da geçmişte buna göz yuman partiler olur’ dedim. Dostane söyledim. Kapalı oturumsa kapalı oturum, aynı şekilde genel başkanlara gelip bilgi verebilirim dedim. Davet ettiniz, tarih verdiniz de gelmedim mi? Ne zaman genel başkan çağırırsa gelmeye hazırım. Ben genel başkana tarih vermem, ben Dışişleri Bakanıyım, gelen muhalefet de olsa, görüşünü paylaşmasak da yer yer ağır da eleştirsek bir partinin genel başkanına saygı duyarız. Ne zaman bizi çağırırsa geliriz.

1996 Kardak krizinden sonra adaların fiili ve hukuki durumunda hiçbir değişiklik olmamıştır, ne olduysa önce olmuştur. Bunun da sorumlusu AK Parti değildir. AK Parti’den önce iktidarda olan partilerdir. Evet, bunu da çözelim ama lütfen AK Pati döneminde işgal edilmiş gibi yalan bilgiler sunmayın.

Sizlere nereden, hangi bilgiler, yanlış bilgiler geliyor, biz bunları da biliyoruz. Dolayısıyla AK Parti’yi köşeye sıkıştırmak için bu tür konuları suistimal etmeyin. Gelin oturum da yapalım, gelin Bakanlığa arşivlerimizi gösterelim, kimin ne zaman ne sorumluluğu var, bunları görsün. Bunları defalarca söyledim. Bunu yapmak yerine iktidarı köşeye sıkıştırmaya çalışmayın.”

“Nasıl çözeceğimize karar vermemiz lazım”

Konuşması sırasında, CHP sıralarından laf atılması üzerine “Kendi genel başkan yardımcınız söyledi ‘Atatürk döneminde işgal edilmiştir.’ diye, ben söylemedim.” diyen Çavuşoğlu, “Bu sorunları bir bütün içinde, bir paket içinde Yunanistan’la görüşerek nasıl çözeceğimize karar vermemiz lazım. Bunun alternatifleri var: Diplomasi yoluyla çözebilirsiniz, uluslararası mahkemeye götürebilirsiniz, asker gönderip adaların hepsini alabilirsiniz.” diye konuştu.

İsmail Cem döneminde bu konuda diplomasi yolunun seçildiğini aktaran Çavuşoğlu, “İstikşafi görüşmeler 7 tur yapılmış bizden önce, biz de bu istikşafi görüşmelerin devam ettirilmesi kararı aldık ki Yunanistan’la diplomasiyi sürdürüyoruz, bunlara bir çözüm bulmamız lazım.” dedi.

“Anlaşma çıkmazsa değerli arkadaşlar, istediğimiz alternatifi, yüce Meclis karar alır kullanırız. Ancak bu, milli bir politikadır. Bu, sokakta konuşulacak ve onu bunu zor durumda bırakacak bir konu değildir.” diyen Çavuşoğlu, “Şimdi, bir çalışma grubu kurduk askerlerle beraber, Milli Savunma Bakanlığında. Oturuyoruz, konuşuyoruz; bu sorun nedir, ne adım atabiliriz? Gerginliği artırmakta mı fayda var, azaltmakta mı fayda var? Biz bunların hepsini detaylı, titiz çalışıyoruz. Bunlar, milli konular. Biz de hamaset yaparız. Sizi suçlamak çok kolay; açarım belgeleri veririm basına, kimin imzası var, kim suistimal veririm yani ama bunlar doğru şey değil.” değerlendirmesini yaptı.

Kaynak:AA

Benzer Haber Getir
Daha Fazla  Sibel Yeşilmen
Daha Fazla  DIŞİŞLERİ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen şuralara da bakın

Kaya Toperi Dışişleri Bakanlığı ile nasıl helalleşti

Hürriyet gazetesinden Sedat Ergin’in “Kaya Toperi Dışişleri Bakanlığı ile nası…