Nur topu gibi bir KRİZİMİZ oldu diyemeyeceğim. Çünkü zaten vardı. Göstere göstere geldi kriz, yani hiçbirimiz için sürpriz olmadı.

Türkiye-Mısır arasındaki diplomatik krizden bahsediyorum. Mısır’dan bugün öğlen saatlerinde geldi o açıklama . Mısır Türkiye ile ilişkilerinin düzeyini düşürdüğünü ve Büyükelçi Hüseyin Avni Botsalı’yı “Persona Non Grata” yani “İstenmeyen adam” ilan ettiğini açıkladı ve Botsalı’dan 1 hafta içinde ülkeyi terketmesini istedi. Hatırlanacaktır Mursi’nin görevden bir darbe ile alınıp yerine Sisi’nin gelmesinden bu yana, Türkiye-Mısır ilişkileri gergin. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan darbeyi en sert dille eleştiren dünya liderlerinin başında geliyor, sözünü sakınmıyor. Bu durum da Sisi yönetimini rahatsız ediyor. Önceki gün Rusya’ya hareketinden önce Başbakan Erdoğan yine sözünü sakınmadı ve “Mursi’nin yargı karşısındaki duruşunu alkışladığını söyledi. Başbakan, “Ben, Sayın Mursi’nin yargı karşısındaki tutumunu alkışlıyorum, ona saygı duyuyorum, onu yargılayanlara benim saygım yok” diye konuştu. İşte bugünkü karara o açıklamanın sebep olduğu bildiriliyor. Yani bardağı taşıran son damla o olmuş.

TRT Muhabiri Metin Turan hala gözaltında, onun durumu bu gelişmeden sonra nasıl etkilenecek acaba? Oradaki Türk vatandaşlarımıza bu kararın yansımaları olacak mı? Mısır ile iş yapan Türk şirketleri var, işleri ne duruma gelecek? Neler olacak, bakacağız. Yansımaların pek de iyi olmayacağı aşikar. Olumsuz şeyler olacağını tahmin etmek zor değil. Çünkü Başbakan ben bu yazıyı yazarken canlı yayında gazetecilerin sorularını yanıtlıyordu ve aynen şöyle dedi: “Siyasette her zaman dik durmayı seven, ama dikleşmeyi sevmeyen bir insanım. Dolayısıyla da kalkıp darbeyle iş başına gelenlere hiçbir zaman saygı duymayacağım. Mısır halkının saygısı, gerek halkımın, gerek partimin kalbindedir, gönlündedir”. Yani, “Mısır, benim bilinen tavrımı gerekçe olarak sunmuş. Darbe ile iş başına gelenlere hiçbir zaman saygı duymayacağım” dedi. Söylemini değiştirmedi. Zaten ben şahsen değiştirmesini beklemiyordum, beni şaşırtmadı.

Darbeyi alkışlamak elbette mümkün değil, ben de karşıyım, ama bu kadar sert bir üslup ile bir başka ülkenin yönetimini eleştirmek, hem de her fırsatta… O ülkenin İçişlerine karışmak ne kadar doğru bilemiyorum. Gözaltında olan muhabir arkadaşımız, vatandaşlarımız, işadamlarımız… Onların durumlarını düşünsek, biraz daha dikkat etsek söylemlerimize. Zira Diplomasi, her düşündüğümüzü yol, yöntem, yordam bilmeden söylemek hiç olmadı, iyi ki de olmadı…

Sibel Yeşilmen

Benzer Haber Getir
Daha Fazla  Sibel Yeşilmen
Daha Fazla  HABER-ANALİZ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen şuralara da bakın

Sibel Yeşilmen yazdı: “Dışişleri’nde bir gelenek bir başka Bahar’a”

İlki 2008 yılında yapılan ve aradan geçen süre zarfında gelenekselleşen, 2017 yılında 9.dü…