(Emeğe saygı çerçevesinde, bu haber kesinlikle kaynak belirtilmeden, diplomasimuhabirhaber ismi ve Sibel Yeşilmen imzası kullanılmadan diğer internet siteleri, gazeteler, ajanslar ve televizyon kanalları tarafından kullanılamaz. Bu hususa saygı duyulması rica edilir.)

 ÖZEL HABER-SİBEL YEŞİLMEN

1395926_10151959784692692_1809576437_n-197x300şişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun bugün verdiği bir röportajda, Dışişleri Bakanlığı içinde de görevden almaların başlayacağını söyleyip, “Büyükelçi düzeyinde de olacak” şeklindeki sözleri dikkatleri bu yılın 4-5 Nisan tarihleri arasında Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan meslekte yükselme sınavı olarak bilinen  “Başkatiplik ve Konsolosluk” sınavına çevirdi.

Bakan Çavuşoğlu söz konusu sınavda 95 diplomattan 90’ının başarısız olduğunu bu durumun Bakanlık tarihinde nadir görülen bir durum olduğunu söyleyip, “ Zaten zamanında personelin başına geçen insan kaynakları, aynı zamanda o günkü bakan arkadaşlarımıza yakın çalışan bazı kişiler Dışişleri bakanlığına bu sızmayı da organize eden kişiler” değerlendirmesinde bulundu.

Eskiden 9 yılda bir bu sınava girmeye hak kazanılıyordu ancak bu rakam düşürüldü ve diplomatlar artık 6 yılda bir Başkatiplik ve Konsolosluk sınavına tabi tutuluyorlar. Bu da demek oluyor ki başarısız olan diplomatlar genellikle 2009-2010 girişli olanlar. Yine Bakan Çavuşoğlu’nun bugünkü sözlerini dikkate alıp, o günkü İnsan Kaynakları Daire Başkanları ve Dönemin Bakanının yakın çalışma arkadaşlarını  hatırlamakta yarar var.  

Gürcan Balık

29 Ağustos 2007’den 2 Mayıs 2009 tarihine kadar Ali Babacan Dışişleri Bakanlığı görevini yürütüyor. 2 Mayıs 2009 tarihinde Dışişleri Bakanlığı görevini Ahmet Davutoğlu devralıyor ve 28 Ağustos 2014 tarihine kadar bu görevi sürdürüyor.

Bakan Çavuşoğlu’nun bahsettiği “O dönemin Bakanlarına yakın çalışan isimler” denilince akla elbette Özel Kalem Müdürleri veya Özel Bakan Müşaviri geliyor. Yine o dönemlere baktığımız zaman bir isim öne çıkıyor o da Gürcan Balık.

2013’ün Ağustos ayında Abdullah Gül’e danışman olan Balık daha önce uzun süre Davutoğlu’nun yanındaydı. Hem Dışişleri’nde özel kalem müdürlüğünü yapmış, 2010-2012 yılları arasında özel müşaviri olarak da çalışmıştı. Yine hafızaları tazelersek 5 Mayıs 2015 tarihli Cumhuriyet gazetesinde çıkan bir haber dikkat çekici. “Zirve’deki kavga Balık’tan çıktı” haberi. Söz konusu haber şöyle başlıyor: “11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile Başbakan Ahmet Davutoğlu arasında “Gülen’i ziyarete Gül’e haber vererek gittim-hayır sonradan haberim oldu” polemiğinin perde arkası aydınlanıyor. New York’ta Birleşmiş Milletler Zirvesine katılan Gül heyetinde bulunan Davutoğlu’nun Gülen ziyaretinden bir hafta sonra haberdar oldu. Kendisini haberdar eden isim o dönem Köşk kadrosunda bulunan bir isimdi. O isim Gürcan Balık idi. Yine haber şöyle devam ediyor:

“Ancak Gürcan Balık’ın, dönemin Başbakan’ı Tayyip Erdoğan’ın da bulunduğu bir toplantıdaki çıkışı Davutoğlu ile çalışmasının sonu oldu. Erdoğan, Balık ile ilgili rahatsızlığını Davutoğlu’na aktardı. Bunun üzerine Davutoğlu dönemin Cumhurbaşkanı Gül’e giderek Balık’ı Köşk kadrosuna alması için ricada bulundu. Gül ricayı kırmadı.

Gül gecikmeye çok kızdı

Ancak, Davutoğlu’nu Gülen’e götüren Balık öncesinde Gül’e haber vermedi. İlk bilgiyi bir hafta sonra iletti. Gül hem gidişe hem geç haber verilmesine çok kızdı. Bir süre sonra “Gülen’e yakın isim Gül’ün kadrosunda” diye haberler çıktı. Gül, Davutoğlu’nun “prensini” ekibine aldığı için hem Gülen görüşmesinden haberdar edilmedi hem de aradan aylar geçip Davutoğlu’nun bu görüşmesi ortaya çıktığında “bilgisi dahilinde” diye eleştirildi. Yani Gülen tartışmasının içine çekildi.

Tuncay Babalı-Ali Fındık

Yine Bakan Çavuşoğlu’nun bugünkü sözlerinden yola çıkarak o dönem İnsan Kaynaklarının başındaki kişilere bakmakta yarar var. Bu defa da bu isimlerin  Tuncay Babalı ve Ali Fındık oldukları görünüyor. Bakan Çavuşoğlu yine bugünkü açıklamasında, “Zaten o büyükelçiler bugüne kadar pasif durumdaydı, hiç bir görev verilmemişti,”  diyerek sözkonusu  kişilerin Merkeze çekildiğini söylemişti. Şimdi de Babalı ve Fındık’ın şu anda ne yaptıklarına bakalım, Tuncay Babalı, Türkiye’nin Ottawa Büyükelçiliği, Ali Fındık ise Kostarika Büyükelçiliği görevlerinden alınarak Merkez’e çekilmişlerdi. Halen Merkezde aktif bir görevde  bulunmuyorlar.

Bakan Çavuşoğulu’nun bugünkü sözleri aslında çok net ve ufak bir hafıza tazelemesi yapılırsa söz konusu veriler bizi “Kıdemli” bu isimlere götürüyor. Bu kişilerin Fethullah Gülen ile bir bağlantısı var mı yok mu elbette bilemiyoruz ama bekleyip Dışişleri Bakanlığı’nda halen sürdürülen titiz değerlendirmenin sonucunu görmekte yarar var.

Benzer Haber Getir
Daha Fazla  Sibel Yeşilmen
Daha Fazla  DIŞİŞLERİ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen şuralara da bakın

Sibel Yeşilmen yazdı… “Dışişleri’nin Arslanlar’ı”

Haber: Sibel Yeşilmen “Dışişleri’nin Arslanlar’ı” … Tabir ba…