ODTÜ ayakta. Üçüncü gününe  giren eylemlerde öğrenciler ve mezunlar bu kez yalnız değil. Yanlarında 100. Yıl ve Çiğdem Mahallesi sakinleri de var.

Suyla karıştırılmış, Talcid dolu pet şişeler, biber gazına karşı gözlere ve yüze sürülmek için hazırlanmış gaz maskeleri ve kasklar gerektiğinde kullanılmak üzere torbaların içinde. Bazı pankartlar hemen orada yazılıveriliyor. “Diren Tuzluçayır. 100. Yıl, ODTÜ seninle” gibi.

Diğerleri hazır: “Mahallemde 40 bin araç istemiyorum”, “Yol durana kadar biz de burada duracağız”, “100. yıl Olimpiyatlarına hoşgeldiniz.”, “Kahrolsun bağzı yollar”…

 “Saat 17.00’de Sosyal Medya’da 100. Yıl Migros önünde buluşmak üzere sözleştiler. Ben de gittim; onlarla, yani ODTÜ’lüler ve 100. Yıl sakinleri ile bir eylem günü geçirmek için…

Ve röportajlara başladım:  “Olayları gördükten sonra ister istemez bir sorumluluk hissettik, katılma gereği duyduk. Aslında 2 farklı yol var, bu yolun yapımını 93’de ODTÜ kabul etmiş, doğu sınırı denen yol, 1 sene sonra 1. derece sit alanı ilan edilmiş. Yani, ODTÜ dışında gelişen bir olay. Asıl problemleri olan, Bilkent kapısından buraya kadar kurmak istedikleri bir hemzemin geçit var, 8 şerit yapacaklar, tüm ODTÜ’yü ikiye bölecek, tam ortasından. Bu çok yeni birşey,  ODTÜ kabul etmiyor, mahkemelik oluyorlar, hepsinde iptal kararı çıkıyor. Danıştay’dan bile iptal edilmiş durumda. Hiçbir şekilde hukuki dayanağı yok, buradaki 3000’e yakın,toplamda ise 7-8 bine yakın ağacın kesilmesi planlanıyor. Burada bir eko sistem var, bu ekosisteme zarar verir, bunları kaldıralım, başka yerlere ağaç dikelim; bunlar uydurmaca.” diyor bir ODTÜ öğrencisi.

Bu kez bir bir Mahalle sakini, ODTÜ ile hiç ilgisi yok:

“Buranın özelliği ilerici, demokrat, aydın insanların oturması. ODTÜ komşumuz, oğlum inşallah orayı kazanacak. Mesele şudur. Burası zaten Çankaya bölgesi, ODTÜ de buraya dahil. Bu gericilerin tek hedefi burası, buraları işgal etmek, buralarda söz sahibi olmak isterler yıllardır. Burada ODTÜ’nün olması da onları rahatsız ediyor. Şu anda yapılması istenen, buradan otoban gibi bir yol geçirmek istiyorlar. Bu, şu an bizim Mahallemizi işgal etmiş durumda ve devamı da ODTÜ’nün içinden geçecek. Yol geçse, burası kirlenir, pislik olur, ağaçlar kesilir, istemiyoruz biz böyle birşey. Bunların da inadı bu; bir şekilde burada olay çıkarmak, insanları taciz etmek. Düşünün; bizim evimizin balkonuna gaz bombası geldi. Yani bu kadar masum insanlar gazdan etkilendi. Bugün eylemin 3. günü. ODTÜ’nün çok büyük arazileri var, hepsi orman; Ankara’nın akciğeri bunlar. Tertemiz ODTÜ arazisi ormanlıktır, insanlar burada spor yapar, eğlenir, piknik yapar. Ağzı salya akan Melih Gökçek, ben nasıl burayı işgal edemiyorum diyor. Zaten Atatürk Orman Çiftliğini mahvettiler. ODTÜ onay verse niye bu olaylar olsun? Herkesin aydın demokrat, ilerici olması. Aydın kesimin bir şekilde kışkırtılması; bundan nemalanıyorlar herhalde. Çözüm iktidarın devrilmesi, başka birşey değil. Zaten 3-5 gündür olimpiyat kandırmaları ile oyalandı bu insanlar, milleti oyalıyorlar. Sana vermezler, senin ülkende demokrasi yok, faşizm var senin ülkende.  Gezi Parkı bir kıvılcımdır, insanların yakmış olduğu bir ateştir, bunun devamı gelecek, göreceksiniz. İnşallah, hayırlısı ile bu pislikten kurtulacağız, insanlar özgürlüğüne kavuşacak. Ağaçlar kesilmesin diye uğraşıyoruz, özgürlüğümüz bizim en büyük değerimiz ve bunlar da bundan rahatsızlık duyuyor.”

Yine bir Mahalle sakini:

Bu, medyada hep ODTÜ diye çıkıyor. Evet ODTÜ’lü var aramızda, ama ODTÜ’lüler zaten 100. Yılda oturan öğrenciler veya mezun insanlar. 100. Yıl bu yola karşı; şöyle: Kentsel dönüşüm olacak. Bu yolun amacı bu. Bunun arkasında sadece Melih Gökçek yok, yol sadece bir parçası, ODTÜ’yü bölme var, 7136 tane ağaç var. ‘Yola karşı değiliz, trafiğe çözüm olacaksa bunun tüneller şeklinde yer altından yapılması daha mantıklı’ dedi şu anki rektör; sanırım AKP’yi kendi karşısına almamak için yapmış olabilir. Bu bize ve ODTÜ öğrencilerine sorulmamış birşey. Şu anda yapılan şantiyenin hiçbir hukuksal belgesi yok. Ben evliyim, 1 sene sonra ben burada olmayacağım. Zenginler burada olacak. Hükümeti devirme gibi bir amacımız olmaz, biz AKP istemiyoruz, AKP karşıtı insanız; ama buradaki ağaç olayı, otoban olayı. Belki Melih Gökçek o otobanı yaparak bize bir meyil yapmış, ama Gezi Parkı’nın devamı değil. İkinci versiyonu yaratmak değil. ODTÜ’yü başka yere taşımak istiyorlar, ODTÜ’yü buradan diskalifiye etmek istiyorlar.”

Çok sayıda esnaf ile konuşmak istedim, ama çekindiler, görüş bildirmek istemediler. Diğer bazı Mahalle sakinleri de memur oldukları gerekçesiyle konuşmaktan kaçındılar. 5000 kişinin yaşadığı 100. Yıl’da halkın sözlü olarak destek verdiği, ancak eylemlere katılımın düşük olduğu eylemcilerin bana söylediği. Eylemcilere göre, aslında bu medyada göründüğü gibi sadece ODTÜ’nün değil ODTÜ’lülerin 100. Yıl halkıyla birlikte eylemi. Ancak, halk çok fazla ortada olmadığı için sanki ODTÜ eylemi gibi görünüyor.

Artık eylem zamanı… 200-300 kişilik grup hep birlikte yola çıktık. Sloganlar atarak 100. Yıl sakinlerine farkındalık yaratılmak isteniyor. Amaç onları da yanlarına almak. Bazı binalardan, balkonlardan ve araçlardan alkış ve klaksonlarla gruba destek geldi. Bizzat duydum; pazardan çıkmış ellerinde torbalarıyla bazı yaşlı teyzeler ‘sizin yüzünüzden mahalle biber gazı doldu’ diye kızdılar. Marşlar söylendi, sonra yapımına başlanan o meşhur otoyolun başına gelindi.

Burada çok sayıda polis bekliyordu, grup daha fazla yürümeden geri döndü. Benim orada bulunduğum 3 saat içinde herhangi bir polis müdahalesi yaşanmadı. Eylem kavgasız, gürültüsüz sona erdi.

Büyükşehir Belediyesi yolun yapılmasını Eskişehir Yolundaki trafik yükünün azaltılması bakımından elzem görüyor. Ankara’nın bu yola ihtiyacı var Belediye’ye göre. Başbakan Erdoğan St. Petersburg’tan yaptığı en son açıklamada: “Yol açılacak, bu yollar yapılacak.” dedi. ODTÜ Rektörlüğü ise tartışmalı olan bu yolun ancak tünel olarak yapılması halinde kabul edilebileceğini yaklaşık 10 yıldır ifade ettiklerinin altını çiziyor. ODTÜ’lü öğretim görevlileri, açıklama üzerine açıklama yayınlıyorlar. “Bunca yıldır beklediğimiz Çayyolu metrosunun açılışına artık aylar kaldı. Bu metro günde 300 bin yolcu taşıma kapasitesinde olacaktır. Metro tamamlandığında Eskişehir yolundaki araç trafiği büyük ölçüde azalacaktır.” diyorlar.

Durum biraz karışık, çözüm zor görünüyor. Eylemcilere göre yol  bahane… Buz dağının sadece görünen kısmı…

Benzer Haber Getir
Daha Fazla  Sibel Yeşilmen
Daha Fazla  ÖZEL HABER-ÖZEL RÖPORTAJ

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen şuralara da bakın

Sibel Yeşilmen yazdı. İlk kadın diplomatımız Adile Ayda, ilk kadın Büyükelçimiz Filiz Dinçmen’dir. Dışişleri’nde 255 Büyükelçimizin 51’i kadın

Sibel Yeşilmen Son zamanlarda yayımlanan Dışişleri Kararnamelerinde dikkat çeken bir durum…