basbakan-adayı-dusunulun-bınalı-yıldırım-kimdir

“Terör örgütlerinin hayat kaynağı Suriye’dir, Irak’tır. İstikrarsızlık ortadan kalktığı zaman, Türkiye’de de büyük bir mesafeyi katetmiş olacağız. Fırat Kalkanı harekatı çok önemlidir. Suriye’de bir güvenli alan oluşturulmasını, bölgedeki terör ve mülteci sorunun çözümü için gerekli olduğunu ifade ediyoruz. Bu teklifimize itiraz olmamasına rağmen, istediğimiz desteği de bugüne kadar göremedik. Bunun için iş başa düştü, güney hudutlarımızı emniyet altına almak için ÖSO’nun öncülüğünde Fırat Kalkanı harekatını başlattık. 
 
Cerablus terör unsurlarından temizlendi. Şu anda 3 bine yakın nüfusu oldu. Okullar açıldı, sağlık hizmetleri ilerliyor, elektrik-su verildi. Hayat normale döndü. Fırat Kalkanı harekatı başarılı bir şekilde ilerliyor. El Bab ve kuzeyindeki bütün bölgeyi her türlü terör unsurundan, DAEŞ, PYD/YPG’den temizleninceye kadar bu harekat devam edecek.
 
Münbiç’in DAEŞ’ten temizlenmesine rağmen, PYD ve YPG o boşluğu doldurmuş durumda.Bugüne kadar tam anlamıyla Münbiç terör unsurlarından boşaltılmış değil. İpe un seriyorlar, çekilmeyi gerçekleştirmiyorlar. Bizim için PKK neyse YPG de, PYD de aynıdır. İsimleri farklıdır ama hepsi terör örgütüdür. Nasıl ÖSO’yla terör örgütlerini püskürttüysek gerektiği anda YPG ve PYD’yi de atmasını biliriz. Türkiye’nin bekaa sorunu haline gelen Suriye’deki gelişmelere seyirci kalmamız söz konusu olamaz. Her ne adım atılacaksa bunun bir tarafı da Türkiye olacak. 911 kilometre hududu, 3 milyonu bulan mültecisiyle Türkiye’yi Suriye sorununun çözümünde dikkate almamak tarihi bir hatadır.
 
Musul ve Telafer’de de bir hareketlilik gözüküyor. DAEŞ operasyonu sonrası mezhepler çatışması merkezi haline gelmesinden kaygı duyuyoruz. Müttefiklerimizin Musul harekatı kurgusu saydam değil. ABD yönetimi Musul konusunda da farklı görüşlerin etkisi altında ilerlemeye devam ediyor. Bu yol Irak için de, Iraklılar için de, bölge kardeşliği için de pek hayırlı değil. Şii milislere teslim etmek, işin içinde YPG/PYD terör örgütünü eklemek yeni bir ateşin fitilini yakmak demektir. Biz bunun için temaslarımızı sürdürüyoruz.
 
Telafer Sünni ve Şii nüfusunun yaşadığı bölge. Bu yapının bozulması büyük bir felaketin başlaması anlamına geliyor. Yapılan veya yapılmaya çalışan şey, Türkmenleri birbiriyle çatışmaya sürüklemek ve yeni bir çatışma alanı oluşturmak. Demografik yapıların bozulması ve etnik alanların kaşınması istikrar getirmeyeceği gibi çatışmaları derinleştirecektir. 
 
Osmanlı’nun bu topraklardan ayrılmasından beri kandan ve gözyaşından kurtulamayan bu coğrafyanın istikrarına kavuşması çözümle mümkündür. Suriye’nin toprak bütünlüğü bizim için önemilidir. Bütün etnik grupların birlikte, kardeşçe yaşaması bizim en önemli önceliğimizdir. Irak’ta da kardeş kanının akmasına sebep olacak tehlikeli girişimlere müsamaha gösterilmemelidir. Bölgenin huzuru, insanların geleceğine göre projeler yapılması gerek. 
Benzer Haber Getir
Daha Fazla  Sibel Yeşilmen
Daha Fazla  FIRAT KALKANI HAREKATI

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Lütfen şuralara da bakın

Suriye Dışişleri Bakanı Muallim: “Suriyeli Kürtlerin IŞİD’e karşı mücadelesi meşru”

Suriye Dışişleri Bakanı Velid Muallim, ‘Şu anki aşamada Suriyeli Kürtlerin IŞİD̵…